24 Ocak 2007 Çarşamba

Taklit sandım, yanıldım...




Suadiye'de yeni açılan Robert's Coffee'den bahsetmek istiyorum. Gerçekten şaşırtıcı bir öyküsü var.

Bu bloga konuk olan arkadaşım Eser Hanım beni mahallesinde kahve içmeye davet etti. Suadiye'nin mini çarşı-rekreasyon alanı olan Suadiye Park'ta bir yerlere gitmek için yola çıktık ama tam da yolumuzun üstünde Robert's Coffee'yi görünce "aman ne hoş yer, hadi kahvemizi burada içelim" dedik.

Robert's Coffee koyu yeşil krem rengi yazılı üzerine serifli logosu, lounge tipi koltukları, bahçedeki dev şemsiyeleriyle şık bir Starbucks görünümündeydi. "Hangi kötü yatırımcı Starbucks takliti bir kafe açmak için bu kadar para harcar acaba" diye aklımdan geçti kapıdan girerken.

Aydınlık, temiz, modern dekorasyonlu Robert's'ta Starbucks'taki uğultudan eser yoktu. Self servis olmadığı ve çatal-bıçaktan fincana kadar her şey birinci sınıf olduğundan daha çok Gloria Jeans tarzı bir işletme anlayışı olduğu gözüme çarptı. Hatta 4-5 sayfalık mönüde sandviçler, tatlılar, salatalar, sıcak ve soğuk kahve çeşitleri vardı. Peki ama ne tür bir yatırımcılık anlayışı hem Starbucks'ı taklit eder, hem ondan daha kaliteli hizmet verir?

Mönüye bakmadan Americano söyledim, çoğu yerde Americano söylerim. Gelen kahve tam kıvamındaydı ve çok hoş bir aroması vardı. Burada bir parantez açmam gerekiyor. Kahve konusu önemli çünkü. Bilmeyenler için Americano şöyle yapılıyor: Sunumda kullanılan fincana göre bir ya da iki ölçü espresso makinede çekiliyor. Fincanı makineden almadan üzerine kaynar su ekleniyor. Yani sulandırılmış espresso. Eğer İlly promosyonu çukur fincanlar kullanılıyorsa, bir ölçü yeterli oluyor. Fakat mug gibi daha hacimli fincanlarla ikram ediliyorsa, bir ölçüyü fincanın ağzına kadar sulandırdığınızda, eee nasıl desem, "fazla sulu" oluyor. Americano'nun ölçüsünü ayarlamak için iyi bir barista olması gerek. Bazı baristalar fincanı tam doldurmaz, ölçuyü öyle ayarlar. Tek seferde, tam ölçüsünde Americano, doğrusu hiç ummuyordum.

Sadede gelelim, Robert's Coffee'nin Finlandiya menşeli yüz küsur yıllık bir geçmişi olan bir kuruluş olduğunu öğrenmek beni çok şaşırttı. Taklit değilmiş meğer. Aksine, firmaya adını veren Robert Paulig'in mideyi rahatsız etmeyen, asitlik değeri düşük, özel teknikle kavrulmuş kahvesi, bu asırlık aile şirketinden yeni bir marka doğmasını sağlamış. Yirmi yıl kadar önce Amerika'yı gezen Robert Paulig, her köşe başında bir kahve dükkanı görünce, kendi gurme kahvesinin de bu şekilde sunumu ve yaygınlaşması için kolları sıvamış. İstanbul'da şimdilik Suadiye ve Olivyum'da kafeleri var, ancak franchise veriliyor.

Yolunuz düşerse Robert's Coffee'ye uğrayın, kıvamında bir Americano için (aslında onlarca kahve çeşiti var, kahveyi "strong" sevenler için söylemiş olayım). Logosuna bakınca değilse de kapıdan girerken burayı neden Starbucks takliti sandığımı anlayacaksınız...


Not: Finlandiyalılar da İsveçliler gibi pratik insanlar. Muhtemelen kendi web sitelerini kendileri yapmışlar, kendi fotoğraflarını kendileri çekmişler (İsveçliler de kendi mobilyalarını kendileri yapıyor ya, fazla para gitmesin diye). İmaja para yatırmak da neyin nesi? Yukarıdaki sütlük fotoğrafı için özür dilerim, ama Robert's'in sitesinde ilaç için bir fincan kahve fotoğrafı yoktu, ben ne yapayım...

3 yorum:

MEHMET dedi ki...

Orijinale hasret kaldığımız bir zamanda güzel oldu gördüğümüz.
Bir tostun bile franchise' ına 20.000 USD vermeyelim artık.

-Zangır zangır zangır,TİTREDİM!
-Ben krema gördüm mü dayanamam titretirim...

Adsız dedi ki...

Haftasonu buradaydım, Chicken tortilla, yanında taze sıkılmış portakal suyu ve en son frambuazlı cheesecake yedim.

Sadece tortilla'yı beğendim, cheesecake üzerindeki jöleli kızım buz kristalleri haline gelmiş donmuştu, labne kısmı oldukça lezzetsiz ve buzluydu yine.

Portakal suyu acıydı.

Ama ortam, ambiyans, garsonlar ve diğer çalışanların inanılmaz sıcak, dostane davranış biçimine hayran kaldım.

Tekrar gidebilirim.

Adsız dedi ki...

bende denedim ama hepinizin söylediklerin tek fark benim oraya gittiğimde beni karşılayan insanın bana önem verdiği ve benimle ilgilenmesi siparişimi verdiğimde sade muffin ve duble espresso söledim espressoyu içtiğimde bana öle bir tat verdiki anlatılması çok zor bir şey ama inanın starbucks da olmayan bir olanak robert's coffee ye yansımış akıllı yatırım yapmışlar zaten sahibinide tanıdım oda böyle bir tesisin türkiyeye fayda sağlamak için açtıklarını söyledi ama en güzeli starbucks dan etkileyici olması......gitmeyenler gitsinnnnn

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails