7 Temmuz 2007 Cumartesi

Kim demiş karavan demode diye?





'60'lı, '70'li yıllarda Almanya'dan Türkiye'ye tatile gelen ailelerde vardı karavan. Karavanla tatile çıkmak, kilometrelerce araba kullanmak ve beğendiği yerde konaklamak o yılların özgürlükçü düşüncelerinin tatil anlayışına yansıması olarak yerleşti. Kendi adıma çocukken karavanla tatile çıkmanın anne ve babanın da dahil olduğu harika bir evcilik oyununa benzediğini düşünürdüm. Heves ederdim... Hiç karavanla tatile çıkmadım. Sonraları çalışmaya başlayınca yılda bir hafta tatili bile zor bulur hale gelince, karavan ve çadır tatili gibi şeyler bana pek ütopik gelmeye başladı. Bir ay tatilim olsa 10 gününü çadırda ya da karavanda geçirirdim. Ama zaten bir yıl boyunca iple çekilmiş bir haftanız varsa.... Hiçbir aksiliğe, hiçbir kötü sürprize tahammül edemezsiniz. O bir hafta o kadar değerlidir ki; rötar yapmayan uçaklar, kaybolmayan bagaj, sıra beklenmeyen gümrükler, her tür konfora sahip oteller ve yeni yerler görmenizi sağlayacak şehirler listesi içeren organize tur paketlerinden başka tatil hayaliniz olamaz. Turizm şirketleri de bunu gayet iyi biliyor zaten...

Bu sene yeni işimde henüz yıllık izin hakkım olmadığı için koca yaz nasıl geçecek diye düşünürken, Hasankeyf'e trenle yapılacak bir gezinin duyurusu geldi e-postama.Hasankeyf'e Sadakat Treni adlı gezi 30 Ağustos tatiline rastlayan haftada, 5 gün sürüyor. Gidişte ve dönüşte trende uyunuyor, bir gece de Hasankeyf'te konaklanıyor. "Hasankeyf'te otel, pansiyon vb. sınırlı olduğundan çadır ve uyku tulumunuzu yanınızda getirin" deniyor. Tren yolculuğunu severim oldum bittim. Fakat şu çadırda yatma kısmı beni biraz düşündürdü. önce benimle bu geziye katılmak isteyecek arkdaş bulamadım. Kimse önce trende, sonra yerde yatarak 5 gün harika tatil yapabileceğini düşünmüyordu. Sonra turizm acentesinin telefonları açılmayınca bu acentenin pek de iyi hizmet veren bir acente olmayabileceğini düşündüm. Gezi programını iyice inceleyince, konaklamadaki en büyük problemin nerede uyunacağı değil, nerede duş alınacağı ve nerede tuvalete gidileceği olduğunu fark ettim. Trende banyo olmadığına ve Hasankeyf'te otelde kalınmadıgına göre... Gezide aklım kaldı ama, yaz sıcağında 5 gün sivrisinekler tarafından yenmek, yapış yapış ter içinde kalmayı gözüm hiç kesmedi.

Bu sabah internette dolaşırken yukarıda resmi olan karavanı gördüm. www.sundancecatalog.com sitesinde 24.000 dolara satılan bu mini karavan, Amerikalılar'a harika bir yaz tatili geçirtecek bir çözüm olarak sunuluyor. Arabanın arkasına bağlanabilen karavanda yatak, ocak, eşya saklama bölmeleri, açıldığında altında oturulacak gölgelik alan yaratan bir tente de var. Benim gibi "macera istiyorum ama sefil olmak istemiyorum" diyenler için harika bir seçenek olabilir. Fiyatını da Türkiye'de satılmadığını da bir kenara bırakacak olursak, karavanla tatile gitmek kulağa hala çok cazip geliyor...

1 yorum:

kadir dedi ki...

http://satis.praktiker.com.tr/Store/productrender.asp?prid=12441&PSKU=204903&MainCategoryid=&Categoryid=180013


bu araç adapazarında başoğlu karavan tarafından yapılıyor.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails