22 Kasım 2008 Cumartesi

Ekonomik Krizden Korkanlar ve Korkmayanlar İçin Tatlı Hayat Rehberi - II


Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bloga yazı yazmayı boşladığım son günlerde, doğrulanamayan bir haber aldık. Akbank'tan 1700 kişinin işten çıkarıldığına dair. Rakam doğru olmasa da gerçeklik payı vardır, krizden finans ve hizmet sektörü çok kolay etkileniyor. Peki, krizin kapımıza kadar geldiğini gördük. Ne yapacağız? Tatlı Hayat bitti mi?

Tatlı hayat bitti mi?


Şurası bir gerçek ki, işsiz kalanlar için hayat zor; ama hala işi olanlar için de pek parlak olmayacak. Öncelikle iş yükleri artacak, sonra hayat koşulları zorlaşacak. Daha şimdiden doğalgaza %60'a varan oranda zam geldi. Elektrik ve telefon ücretleri de durduğu yerde durmuyor. Daha başka bir örnek: Bugün bir arkadaşım, Ulus'ta ev değiştiren bir arkadaşının kendi ödediğinin üçte ikisi kiraya bir eve yerleştiğini anlattı. Yani o bölgede ev kiraları düşüyor. Eski kiracı olarak, eski yüksek rayiçten kira ödemek zorunda kaldığından dert yandı. Bunun gibi nedenler yüzünden, eski tatlı hayat günlerimizin sona erdiğini söylemek mümkün.

Kriz ortamında herkes kendi tatlı hayatının bitip bitmediğine karar verebilir. Buna karar vermek için benim önerim basitçe bir muhasebe yapmak. Kağıt kalemle bir tarafa gelirinizi, bir tarafa giderleriniz yazmak uzun vade için yeteri kadar açık görüş sağlamayabilir. İnternette ücretsiz kişisel bütçe programları var. Bir tane indirmenizi öneririm. Benim kullandığım BudgetCalendar adında çök basit bir program. Tıpkı Outlook'ta olduğu gibi bir takvim var. Maaşlı bir çalışansanız, ayın 31'ine gelirinizi yazıyorsunuz ve mükerrer olduğunu işaretliyorsunuz. Kira, taksit, kredi kartı ödemesi vb. giderlerinizi ilgili tarihlere giriyorsunuz, kaçar tekrar olduğunu işliyorsunuz. Bunları işlerken gıda, giyim, kira vb. tag'ler koyarsanız, gelirinizin kaçta kaçını nereye harcadığınızı görebilirsiniz. Sonuçta takvime ilgili tarihlerde ilgili harcamaları, önümüzdeki aylar için de kabaca bir harcama öngörüsü girdiğinizde, gelecek bir yılın nakit akışını takvimde görüyorsunuz. Ocak sonunda bu kadar, Mayıs sonunda bu kadar paranız olacak diyor size. Tabii gideriniz gelirinizden azsa ve köşeye bir şeyler atabiliyorsanız...

Kişisel bütçe programının şöyle bir faydası var: Gelirinizin örneğin üçte biri kiraya gidiyorsa ve kiranızı Türk Lirası olarak ödüyorsanız, bu konuda zarar görmeyeceğinizi bilip derin nefes alabilirsiniz. Fakat gelirinizin üçte biri kredi kartı harcamasıysa ve 5 taksitle fondü seti, 8 taksitle çizme falan gibi şeyler almışsanız, ileriki aylarda kredi kartı harcamalarınızı kısmadığınız takdirde kredi kartı borcunuzun epey kabaracağını görüyorsunuz. Çoğu kişi taksitle alışveriş yaptığında, bu durumu göz ardı eder, ipin ucunu kolayca kaçırır. Hele hele geliri ve gideri ucu ucuna olanlar... Türkiye'de şu anda rakamı hatırlamıyorum ama, kredi kartının asgari ödeme tutarını bile ödeyemeyen çok sayıda kişi var ve bunlara işsiz kalanları, işleri bozulanları, prim sistemiyle çalışıp prim geliri azalanları da ekleyebiliriz.

Netice itibarıyla bütçe programı önümüzdeki bir yıl için her ayın sonunda artan bakiye mi, azalan bakiye ve açık mı gösteriyor? Beklenmeyen bir harcamanız olsa, bir anda eksiye geçebilir durumda mısınız? Bu soruların cevaplarına göre herkes kendi tatlı hayatının sona erip ermediğine karar verebilir.


Kriz zamanı ne yapılır, ne yapılmaz?


Kriz hakkında yazmaya başladığımda
, başbakan da dahil olmak üzere pek çok kimse ne kadar ciddi bir durumda olduğumuzu anlamamış görünüyordu. Bu hafta Euro 2.1 YTL'yi geçti, dünyanın dörtbir yanından fabrika kapatma ve iflas haberleri geliyor. Artık herkes krizin ne kadar büyük olduğunu kestirmeye ve ne kadar süreceğini öngörmeye çalışıyor. Hiçbir işadamına tavsiyede bulunacak durumda değilim, ancak işadamı değilseniz, sabit gelirle geçiniyorsanız size şu önerilerde bulunabilirim:

1. Krizde işsiz kalmayın,
2. Krizde parasız kalmayın, borçlu olmayın,
3. Krizde desteksiz kalmayın,
4. Kontrolü ele alın,
5. Önceliklerinizi değiştirin (değiştiğini kabul edin)

Bu beş maddeyi örneklerle teker teker açıklayacağım. Bizi izlemeye devam edin.

1 yorum:

saksagan dedi ki...

Blogunuzu ilk defa ziyaret ediyorum. Okudugum yazilariniz ilgimi cekti. Takipte oalcagim.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails